4 Nisan'da Topkapı'da çocuk oyunları oynayacağız!

Çocukluğumuzdaki sokak oyunları...

Her birimiz zaman zaman çocukluk günlerimizi anımsar özellikle sokaklarda oynadığımız oyunları. Her özlem bir tebessümdür yüzlerimizde. Biz de bu ayki Surdibi Buluşmamızda İstanbulumuzun en güzide, en tarihi, en oyun oynanabilir alanında sizlerin tebessümlerini harekete geçirip Topkapı Parkı Açık Anfi tiyatrosunda sokak oyunları oynayacağız.

Neler mi var sokak oyunlarında?

Kuka
Yakar Top- İstop
Seksek – İp Atlamaca
Körebe
Elma-Armut
Uzun eşek
Voleybol
Frizbi

İçinizdeki çocuğu ve çevrenizdeki tüm çocukları davet ediyoruz ve bekliyoruz. Gelin çocuk olalım, sokak oyunlarımızla eğlenelim, gülelim ve çocukça coşalım.

04 Nisan 2010 İstanbul’a Çık! Surdibi Buluşmaları Pazar Etkinliği Programı:

Saat 09.00 Her zamanki gibi Beyazıtağa Sosyal Tesisleri'nde buluşup hafif antrenman yapacağız (tekerlekli sandalyeyle, yürüyerek, koşarak vs.)

Saat 09:00 Hava güzel olursa Suna ve John Fındıklı'dan Topkapı'ya sahil boyunca bisikletle gelecekler. Onlara katılmak istiyorsanız, o saatte Fındıklı Aksigorta önünde olun!

Saat 10.30 Kahvaltı yine Beyazıtağa'da. Ayna zamanda biraz müzik dinlemek de hoş olur. Barış için Müzik grubunun temsilcilerini bekliyoruz

Saat 12.00-14.00 Topkapı Kültür Parkı açık anfi tiyatrosunda sokak oyunları oynayacağız. İstanbul’da yaşayıp bu oyunları oynamak kadar keyifli bir durum var mı?

Herkesi bekliyoruz!

Fatih Çelebi
0555 526 34 57


28 Mart'ta Aya Sofya'yı ve Sultanahmet'i gezelim!

Beş aydır süren İstanbul’a çık! İstanbul’un Kara Surları boyunca dolaşıyor ve her ayın ilk pazarı bütün İstanbulluları spor ve kültür etkinliklerine davet ediyor. Nitekim, 28 Mart’ta tarihi yarımadanın ucundaki Aya Sofya Müzesi’ne ve Sultanahmet Camii’ne özel bir gezi planlanıyor.

Tüm İstanbul’a çık! etkinlikleri gibi bu geziler de tüm İstanbullulara açıktır ve herkes davetlidir.




Egemen Demircioğlu’nun rehberliğinde Aya Sofya Müzesi ve Sultanahmet Camii gezilecek. Bakalım bu muhteşem eserler herkese açık mı?














28 Mart tarihindeki program:

9.00 Topkapı Kaleiçi'nde Beyazıtağa Sosyal Tesisleri'nde buluşup :(kroki) ufak bir kahvaltı yaparız
10.00 Topkapı Kaleiçi'nden çıkıp tramvayla Sultanahmet'e gideriz
11.00 Sultanahmet'te geziye başlarız.
Güzergah:
Aya Sofya Müzesi, Hipodrom, Sultanahmet Camii

7 Mart: Nur Bilimer Arıklı’nın hikayesi ‘Beddua’ ve Barış için Müzik topluluğu

Bunlardan bahsetmeden önce, her zamanki gibi katılımımızın gayet güzel olduğunu belirteyim. Saymadım, ama otuz - kırk kişi vardı herhalde. Filmlerdeki şölenler gibi upuzun bir masayı doldurmuştuk.








Gelelim Beddua’ya: Nur Hanım İstanbul’la ilgili iki son derece ilginç şeyi hikayesinde bir araya getirmiş: Vikingler ve Yuşa Tepesi. Vikingler’in İstanbul’la yoğun ticari ilişkileri (ve ayrıca yağmacılıkları) vardı.

Bunun en ilginç izi, Ayasofya’daki Viking grafitisidir.



Yuşa Tepesi ise

türbesiyle meşhur. Anadolu Kavağı’nda.

Çamlıca’yı saymazsak Boğaz’ın en yüksek tepesi.

Nur Hanım, işin içine Vikingleri katarak Yuşa Tepesinde yatanın kim olduğuna dair fantezi bir tez ortaya atıyor. Bence son derece ilginç. Nur Hanım bize hikayesini okudu ve hep birlikte biraz tartıştık. Bunu aynı hikaye veya başka bir hikaye için, ama bu sefer daha bol vakit ayırarak, tekrar yapmamızı dilerim. Çünkü bugünkü tecrübemize bakarak, çok verimli ve eğlenceli bir etkinlik olacağına inanıyorum.





Barış İçin Müzik grubunun genç üyeleri, hocaları Mirela ile birlikte bizimleydiler. Grup üyesi iki çocuk kardeşimiz akordeonla ‘uzun ince bir yoldayım’’ı çaldılar (hem de şahane çaldılar) ve Feride adlı duymayan bir kardeşimiz onlar çalarken işaret diliyle şarkının sözlerini aktardı. Sözlerini bildiğimiz bir şarkıyı bir kişinin böyle işaret diliyle aktarması bence çok ilginç; işaret dilini çözmeye çalışıyorsunuz ve müzik eşliğinde çok güzel oluyor. Bence bunu muhakkak tekrarlamalıyız. Sonra Aytekin kardeşimiz (ortaokul öğrencisi) çok hoş bir parçayı akordeonla muhteşem çaldı. Bilgi: Edirnekapı’da Ulubatlı Hasan ve Muallim Naci İlköğretim Okullarında atölyeleri var ve ‘herkesi bekleriz’ diyorlar. Önümüzdeki günlerde Harbiye’de Dame De Sion’da konserleri olacak. Ben muhakkak gideceğim.


Ne yazık ki Barış için Müzik’in konseri de, zaman azlığından, çok kısa sürdü. 12.30’da ayrılmaları gerekiyordu.

Zaten, belediye tesisleri de, o gün bir düğün ağırlayacakları için, 13.00’de ayrılmamızı rica etmişlerdi. Yani, bugün, biraz, zaman kısıtlamalarının kurbanı olduk ama her şey çok güzeldi ve bugün yaptıklarımızı ileride muhakkak bol zamanlı olarak tekrarlamamızı ben çok isterim.


O arada Feride ile Zekiye’nin yaş günlerini de kutladık. Oldukça iri ve çok lezzetli, çikolatalı bir pastamız vardı.

Nilgül Hanım, katıldığı etkinliklerden birinin ürünleri olan zarif kadın aksesuarlarını herkese hediye etti.


Bu arada yeni turlar için de biraz aramızda konuştuk. Şimdilik kararlaştırdığımız: “Ekstra” tur olarak (yani her ayın ilk Pazarı yaptığımız rutin Surdibi toplantıları etkinliklerinin dışında), 28 Mart’ta Ayasofya, Sultahmet gezisi yapacağız. Ayrıntıları sonra bildiririz.


Toplantıdan sonra ben, John, Sevgi, Zekiye, Bilal, Kerry ve Megane Sakatlar Derneği’ne gittik (daha doğrusu, gitmedik; hava güzel olunca, kapısında karar değiştirip, derneğin kafesi diyebileceğimiz bir yere gittik. Bir parkın yakınında ve bir halı sahanın hemen yanında. Açık havada da oturulabiliyor, içerisi de çok güzel. Çoluk çocuk, çok neşeli. Kafeyi işletenler sempatik, kahveleri, çayları güzel. Çok güzeldi yani.


Sağlıcakla kalınız.

Sevgiler

Egemen

7 Mart İstanbul'a Çık! yine Topkapı Kaleiçi'nde

7 Mart'ta, Pazar günü, İstanbul'a çık! / Surdibi Buluşmaları kampsamında yine güzel bir program hazırlıyoruz...

YER: Topkapı Beyazıtağa Sosyal Tesisleri kroki (Ulaşım bilgileri için soldaki sütuna bakın)

PROGRAM: 
Saat 9.00 
Her zamanki gibi Beyazıtağa Sosyal Tesisleri'nde buluşup hafif antrenman yapacağız (terkekerlekli sandalyeyle, bisikletle, yürüyerek, koşarak vs.)

Saat 10.30 
Kahvaltı yine Beyazıtağa'da. Nâmurat isimli öykü kitabının yazarı" Nur Bilimer yakında çıkacak Cibin adlı kitabından bir öykü okuyacak. Konusu "Yuşa" diye bir şahsiyet. Yuşa kimdir? Yuşa'nın alakası nedir İstanbul'la? Birbirimizin sorularını samimi bir ortamda cevaplarken birbirimizi daha iyi tanıyabilir, arkadaşlarımızın insani zenginliğinin daha iyi farkına varabiliriz. Ayna zamanda biraz müzik dinlemek de hoş olur. Barış için Müzik grubunun temsilcilerini bekliyoruz...

Saat 12.00-13.00 
Nilgül Ertekin (kendisi emekli antrenör ve judo şampiyonudur) kısa bir sportif deneme yürütecek

Bu sefer amacımız şöyle: Hepimiz İstanbulluyuz ve bu kimliğin içinde farklı düşüncelerimiz ve özelliklerimiz var. Bu sefer kendi aramızda sohbet ederek ve birbirimizi daha yakından tanıyarak şehrin zenginliğini "gezebiliriz".

Herkesin haberin olsun! 7 Mart'ta yine Topkapı'dayız! Lütfen bütün arkadaşlarınıza ve akrabalarınıza bu haberi aktarır mısınız?

İyi haftalar, görüşmek üzere,
John
0 539 304 49 44

7 Şubat'ta buluştuk, gezdik!

Yine yağmurlu, yine soğuk bir gündü. En kötü havalar hep bizim Surdibi Buluşmamızı bekliyor sanki. Ama alıştık artık bunlara, vız gelir bize. Islandık biraz, biraz ayaklarımız üşüdü ama İstanbul'a çıktık. Yine. Ve şahane bir gün geçirdik yine hep beraber.

Bugüne kadar en kalabalık buluşmamız oldu, 54 kişiydik bu kez! Serin ve Güven şahane bir lojistik organizasyonla TOFD'den (Türkiye Omurelik Felçliler Derneği) 1, İSÖM'den (İstanbul Belediyesi Özürlüler Müdürlüğü) 2 olmak üzere toplam 3 araç organize ettiler, bu kez tekerlekli sandalye kullanıcısı arkadaşlarımızın sayısı çok kabarıktı. Fırat olağanüstü güzel bir gezi planladı, Egemen yine başından sonuna kadar müthişti. Hepimiz her kelimesini pür dikkat dinledik. Bu kez Tekfur Sarayı'nı, Anemas Zindanları'nı ve Vlaherna Kilisesi'ni dinledik ondan, tarihçesini, küçük küçük hikayelerini, dedikodularını... çok keyifliydi.

Yol boyunca her serferinde yaptığımız gibi erişilebilirlik engellerini deneyimledik ve fotoğrafladık. Edirnekapı Metro durağında ve çevresinde çok acil çözülmesi gereken problemler var: Asansör çalışmıyor, çıkıştaki kaldırım çok dar, hiç bir kaldırımda uygun rampa yok, yol geçişi çok tehlikeli, vs. vs.

Belki başka arkadaşlar daha ayrıntılı anlatırlar ama beni özellikle Vlaherna Kilisesi çok etkiledi. Bir de Ayvansaray'da surlara bakan yeşil alan İstanbul'un en güzel manzara noktalarından biri olsa gerek. Mutlaka geri gelmek, o güzel çimlerde keyif yapmalıyız hep beraber! Tekfur Sarayı'nın kalıntısı üzdü beni, önünü otobüsler için otoparka çevirmişler: dünyanın tek Bizans Sarayı manzaralı otoparkı!..

Anemas Zindanları'nın yanındaki Anemas Cafe'de çaylar, çorbalar, sahlepler içildi, taze simitler yenildi, sohpetler edildi. Hepimizin yüzü güldü. Şahaneydi!

John'un çektiği fotolardan kısa bir slaytshow hazırladım yine, keyifle izleyiniz!

(Bu arada sitemizin İngilizce versiyonunu oluşturmaya başladık, John'un İngilizce gezi yazısını okumak için tıkla)

Bir sonraki Surdibi Buluşmamız 7 Mart'ta. Çoğumuz Adım Adım'la Runtalya'da koşuyor olacağız ama John ve Fırat burdalar ve şahane bir organizasyon planlamaya başladılar bile! Pek yakında duyurularımızı yapmaya başlarız.

Görüşmek üzere!
Suna




7 Şubat 2010 Surdibi Buluşması Katılımcıları:
Oya Hatice Fatma Mehmet Bilal Yavuz Ahmet Ahmet Yusuf Serkan Hakan Muzaffer Mine Hüseyin Oğuz Kerim Fatih Suna Serin Alp Derin Irmak Zekiye Sevgi Mehmet Ali Caner Can Berk Oya Ayşen Betül Büşra Hasan Ozan Burcu Tenay Derya Ezgi Hilal Beyza Ayşegül Nermin Fırat Bihter Hasan Hadiseh Özlem Nur ISÖM Şoförü TOFD Şoförü Meral Hanım Meral Hanım'ın eşi Egemen Ulaş John Özlem

7 Subat Pazar Topkapı-Tekfur Sarayı Gezisi!


Aylık Surdibi Buluşmalarımıza devam... Herzamanki gibi Topkapı Kaleiçi Medyanı'nda Beyazıtağa Sosyal Tesisleri'nde buluşuyoruz, isteyenler öncesinde Yedikule yönündeki güzel kaldırım boyunca koşabilir veya yürüyebilir.

Bu kez tekrar kuzeye, Haliç istikametine, Tekfur Sarayı'na doğru yöneliyoruz. Fırat bizler için şahane bir program hazırladı, rehberlerliğimizi yine sevgili Egemen yapacak:

9.00 Koşu-Yürüyüs (Topkapı-Yedikule rotasında, gidiş geliş yaklaşık 6 km)
10.30 Kahvaltı (Yavuz bize gitar çalacak!)
12.15 Fetihkapı’dan Tramvay ile Edirnekapı’ya varış
12.15 Edirnekapı'dan Ayvansaray'a istikametinde yürürken uğrayacağımız tarihi yerler:
  • Blakhernai (Tekfur) Sarayı. Eğrikapı, Orta Bizans Dönemi-12.yy.
  • Anemas Zindanları. Ayvansaray, Bizans Dönemi.
  • İyvaz Efendi Cami. Ayvansaray, Osmanlı Dönemi, 16.yy.
  • Blackhernai (Tekfur) Sarayı Ayazma ve Kilisesi. Ayvansaray, Bizans Dönemi.
Yol üzerinde belki kısaca kuş pazarına uğrar, Eğrikapı'daki tarihi simitçiden birer sıcak simit alır, kemire kemire yolumuza devam ederiz. Duruma göre ya Eğrikapı'da veya Anemas Zindanları yakınında bir çay molası veririz.

15.30 Ayvansaray Sahil’e varış. Hava şartları müsaitse biraz frizbi oynarız!

Pazar günü görüşmek üzere!

(Bu gezi için yapılan ön keşif ve erişilebilirlik bulguları için tıklayınız)

(Suna)
(Poster tasarımı: Fırat)